Ana içeriğe atla

NİYE İNSAN PEYGAMBER DEĞİLDE MELEK PEYGAMBER İSTENİR?...!

Allah resulü; Yüce Rab’bın kendisine verdiği görevlerde planlı programlı ilkeli öngörülü, şartlara dikkat ederek aklını sonuna kadar kullanan, hiç bir şeyi şansa bırakmayan, bir resul idi. Nebi sıfatıyla Kuranın nasıl tatbik edebileceğini yeteneklerini en güzel biçimde kullanarak bir örneklik ortaya koymuş, bundan dolayı da Allah’ın övgüsünü mazhar olmuştur. Bunu böyle görmeyip te onu mucize ve kerametlerle donatarak insani yönünü sıfırlayıp melekten bir peygamber icat edenler, güya bunu da peygamber sevgisiyle izah edilmeye çalışarak, iddialarının altını bir sürü yalan rivayetlerle dolduranlar gerçekten insan peygamberi mi seviyorlardı? Acaba!... Bunlar; Allah resulünü kendi iradesi ile hiçbir şey yapamayan bir kuklaya çevirdiklerinin farkında değiller miydi?..! Bütün bu hokkabazlıklar iyi niyet ile mi yapılmışlardı!..? İşin aslı, peygambere her sıkıştığı ortamda Kuran dışı gayri metlüv vahiy aldırılması yada Cebrail yardıma yetiştirilmesi bir peygamber sevgisinden ziyade yeni üretilecek sahte resul, şeyh, gavs, gibi dine sokulmaya çalışılan sahtekarlıklara alan açmak, köle ve kişiliksiz toplumlar oluşturma manevralarıydı ki, bu gayretleri ta o zamanda meyvesini vermiş üretilen sahteliklerin her birisi yeni yollar icat etmiş, Allah tan gayrimetlüv vahiy aldıklarını iddia ederek Allahtan rol çalarak kendilerine bağlananlara cennet garantisi, az emekle çok yemek, çalışmadan dua ve salavatlarla zengin olmak, sınıf geçmek, başarılı olmak, her türlü naneyi yedikten sonra kolayca affa uğramak, son nefeste şeyhin imanı kurtarması, gibi akla ziyan yetkilerin üretilmesi!... Bunlarla kalsa ya; resulün karşısında birey olan insan; düşünmeyen akıl etmeyen, aklı bağlandığı kimselere teslim eden, sorgulamayan, Kuran’a ters olsa da şeyhin sözünü onun üstünde gören, üretilen insan putlar karşısında yerlerde sürünen , el etek öpen, sünepe insan kişiliğinin yok edilerek sıfırlama duygularının din diye verilmesi….. İslam toplumlarında yaşayıp az çok kaynak okuyan, bu konuları takip eden, tartışma ortamlarında deliller ortaya konularak serdedilenleri dinleyenler işin bu kadarla bitmediğini göreceklerdir. UYANMAMIZ GEREK… ŞEYTAN İNSANI İYİ NİYET TUZAKLARIYLA AVLIYOR.. HER İNSAN BULUNDUĞU NOKTAYI KURAN I HAKEM YAPARAK SORGULAMASI GEREK. DİNİ ŞEKİLDEN ZİYADE ÖZDEN ANLAMAMIZ GEREK. DİN DİYE ORTAYA KONAN ŞEYLERİN NASIL YAPILACAĞINDAN ZİYADE NİÇİN YAPILMASI GEREKTİĞİNİ YANİ MAKSADI ÖNCELEMEMİZ GEREK. NİÇİNLERİ ÖĞRENEN İNSAN NASILI ZATEN ÖĞRENİR. Yoksa benim derdim şu grup bu grup değil. Kimseye de düşmanlığım yok. İyi niyetliler hemen savunmaya geçiyorlar. İyi de; buralarda din öğretiliyor, kuran öğretiliyor ne var bunda! Ufak tefek hatalar her yerde olur! Oysa işin aslı bu kadar basit değil. İçeriği asıl amaca yönelik doldurulmayan inançların içine hurafeler girince aslında ortada din diye bir şey kalmıyor. Şekilden başka. Lütfen bunu görmeye çalışalım.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KURAN BİZE YETER Mİ ?

Kuran yeter mi? Sorusuna yetmez demek, Allah’a itirazdan başka bir şey değil. Bunu bir tarafta tutalım. Bununla birlikte Kuran ı doğru anlamak için de, Onun sıradan bir kitap gibi okunmaması gerektiğini, 23 yıl boyunca bir birinden farklı insanlar ve yaşanmış hikayelerin içine indiğini, yine coğrafya da bir toplum kültürü olduğu bilinci ile okunmalıdır! Kur'an'ın mübiyn olması, onda her şeyin en ince detayına kadar açıklanmasını gerektirmemiştir. Nedeni, Kuran ın indiği toplum hiçbir şey bilmeyen bir topluluk değildi. İslam Hz Âdemden beri insanlığa seslenen, ilkelerini ortaya koyan bir dindir. Kuran son resule inmiş son kitaptır. Dolayısıyla Hz. Muhammed'e verilen mesajlar daha önceki resuller vasıtası ile gönderilmiş mesajlarla çelişkili olmaması uyumlu olması gerekir. Onlardaki bozulmamışları tasdik, eksiklikleri giderme, bozulmuşluğu da tamamen kaldırması işlevi vardır. Böyle olunca geçmiş ümmetlere vahyolunan hakikatler bizi ilgilendirmiyor diyebilir miyiz? Y...

KURAN I ANLAMADA RESUL VE NEBİ NİN NASIL KULLANILDIĞI

NEBİ VE RESUL’ÜN ANLAMI NEDİR? Nebîlik makamdır. Nebî, insanlığa Allah’ın kitabını getiren, tebliğ eden ve uygulayan kişidir.“ manası; Allah tarafından değeri yükseltilmiş kişi” anlamına gelir. İnsan kendi isteği ile nebi olmaz. Yüce Rab bu makama getirdiklerine Kitap ve hikmet verdiğini ifade eder. Tabii burada geçen kitap ve hikmet de ümmet arasında farklı yorumlarla anlaşılmaya çalışılmıştır. “Onlar, kendilerine kitap, hüküm ve nebîlik verdiğimiz kimselerdir.” (En’âm 6/89) Nebînin değerli hale getiren ona vahiy edilmesinden dolayıdır. Allah Teâlâ, bu yüce makama getirdiği kişiler dışında hiç kimseye nebî dememiştir. İnsan için kendi canlarından daha değerli olan nebi, aynı zamanda da bir insandır. Bunu özellikle söyleyen ayette; “De ki "Ben de tıpkı sizin gibi insanım. Bana ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyolunmaktadır...”. (Kehf 18/110). Nebi Kuran’ı uygulamada, ondan hüküm çıkarmada hata ve eksik yapabilir. Bu durumlarda Allah’ın ikazına...

MÜSLÜMAN KARDEŞLERİME

    Çok değerli dostlar;   Meselem dini anlamadaki karışıklıklar. Herkes bir yol tutturmuş benim ki doğru iddiasında. Bunlara kapılanlar doğru ve yanlış hiç sorgulamadan doğru bildiği yolda yürüyor. İyi güzel de doğru sandığımız şeyler ya yanlışsa? Bunu kime sormalıyız. Doğru ve yanlışı nasıl ayırt etmeliyiz bunu anlamaya çalıştım . Gelin bir kere de beraber anlayalım. Bunu bir bilene soralım. Bir bilen işin asıl sahibidir. O asla yanılmaz Her bir konu büyük bir kitap konusu olmasına rağmen en kısa şekliyle izah etmeye çalıştım. Konulara ulaşmak için http:/adreslerine tıklayınız. Lütfedin okuyun ve tenkit edin. Acaba tespitler doğru mu? Yoksa abartılı mı? ---------------------------------------------------------------------------------------- Kuranı okuyoruz anlamıyoruz. Birileri bize Kuran anlaşılmaz diyor, onlara itibar ediyoruz. Dini anlayanlardan öğreniyoruz. Her birimize farklı kanallardan din öğretildiği için, öğrendiklerimiz bir birini tutmuyo...