Çok değerli dostlar; Meselem dini anlamadaki karışıklıklar. Herkes bir yol tutturmuş benim ki doğru iddiasında. Bunlara kapılanlar doğru ve yanlış hiç sorgulamadan doğru bildiği yolda yürüyor. İyi güzel de doğru sandığımız şeyler ya yanlışsa? Bunu kime sormalıyız. Doğru ve yanlışı nasıl ayırt etmeliyiz bunu anlamaya çalıştım . Gelin bir kere de beraber anlayalım. Bunu bir bilene soralım. Bir bilen işin asıl sahibidir. O asla yanılmaz Her bir konu büyük bir kitap konusu olmasına rağmen en kısa şekliyle izah etmeye çalıştım. Konulara ulaşmak için http:/adreslerine tıklayınız. Lütfedin okuyun ve tenkit edin. Acaba tespitler doğru mu? Yoksa abartılı mı? ---------------------------------------------------------------------------------------- Kuranı okuyoruz anlamıyoruz. Birileri bize Kuran anlaşılmaz diyor, onlara itibar ediyoruz. Dini anlayanlardan öğreniyoruz. Her birimize farklı kanallardan din öğretildiği için, öğrendiklerimiz bir birini tutmuyo...
Peygamber Kelimesi Kuranda geçmez. Bu kelime dilimize Farsçadan geçmedir. Resul ve Nebi nin karşılığı olarak kullanılır! Kuran peygamberimizi Resul ve Nebi kelimesi ile tanıtır. “Resul” ün Türkçe karşılığı“elçi” dir. Allah, bu kelimeyle, Peygamberimiz ‘in vazifesi olan İlahi mesajın insanlara iletilmesini vurgular. Kuran’da peygambere tabi olunması ile ilgili gelen ayetlerin hepsi resul (elçi) ifadesiyle gelir. Kuran’a dönersek; De ki: “Ben sizi ancak vahiy ile uyarıyorum.” Enbiya Suresi 45 Böylece (ey Nebi), kendisinden önce nice (inkarcı) toplumların gelip geçtiği bir toplumun arasından elçi olarak seni seçtik ki, sana vahyettiklerimizi kendilerine ulaştırasın…(Rad Suresi 30) Bu Kuran, bana, sizi ve ulaştığı kimseleri uyarmam için vahyolundu. (Enam Suresi 19). Bir de ne zaman hakikatin apaçık kanıtları olan ayetlerimiz onlara okunsa, huzurumuza çıkacak yüzü olmayan o kimseler derler ki: "Git, bize bundan başka bir hitap getir, ya da onda değişiklik yap!" (Ey Peygamber)...